Üniversite öğrencilerinin kardeş sayıları ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin incelenmesi . (Turkish Studies, International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish and Turkic, 2012, 7 (4), 2857-2872

Description
Bu araştırmada; üniversite öğrencilerinin kardeş sayılarına göre, psikolojik iyi oluş halleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, 2011-2012 Eğitim-Öğretim yılında Bingöl Üniversitesi’nin, Fen-Edebiyat Fakültesi, İlahiyat Fakültesi ve Ziraat

Please download to get full document.

View again

of 16
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Bills

Publish on:

Views: 14 | Pages: 16

Extension: PDF | Download: 0

Share
Tags
Transcript
  Turkish Studies   -  International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic   Volume 7/4, Fall 2012, p. 2857-2872, ANKARA-TURKEY ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN KARDEŞ SAYILARI İLE PSİKOLOJİK İYİ OLUŞLARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ   Kasım TATLILIOĞLU  *    ÖZET   Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin kardeş sayılarına göre, psikolojik iyi oluş halleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, 2011- 2012 Eğitim - Öğretim yılında Bingöl Üniversitesi’nin, Fen -Edebiyat Fakültesi, İlahiyat Fakültesi ve Ziraat Fakültelerinin farklı bölümlerinde öğrenim görmekte olan, 1. 2. ve 3. sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya 124 (%55)’i kız, 101 (%45)’i erkek toplam 225 üniversite öğrencisi katılmıştır. Katılımcıların 98’i birinci sınıf, 86’sı ikinci sınıf ve 41’i   üçüncü sınıfta öğrenim görmektedir. Bunun için öğrencilere, öğrenci bilgi formu ile birlikte 84 maddelik psikolojik iyi oluş ölçeği uygulanmıştır. Psikolojik iyi oluş ölçeği; “Özerklik, Çevresel Hâkimiyet, Bireysel Gelişim, Diğerleriyle Olumlu İlişkiler, Yaşam Amaçları ve Öz - Kabul” olmak üzere toplam 6 alt boyuttan oluşmaktadır. Her bir alt boyut için ayrı ayrı analiz yapılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde IBM SPSS Statistics 20.00 programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, F t esti (ANOVA), Varyans analizi ve Betimsel İstatistik kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; “kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin   özerklik puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı; kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin çevresel hâkimiyet puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı; kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin bireysel gelişim puan ortalamaları arasında bir farklılık olmadığı; kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin yaşam amaçları puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı; kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin diğerleriyle olumlu ilişkiler puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı; kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin öz -kabul puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.   Anahtar kelimeler:  Psikolojik iyi olma; üniversite öğrencisi; özerklik; çevresel hakimiyet; yaş; öz - kabul; olumlu ilişkiler.   *   Yrd. Doç. Dr. Bingöl ÜniversitesiFen Edebiyat Fakültesi, E -mail: kasimtatlili@hotmail.com    2858    Kasım TATLILIOĞLU    Turkish Studies   International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 7/4, Fall, 2012    A RESEARCH OF RELATION BETWEEN UNIVERSITY STUDENTS’ PSYCHOLOGICALLY WELL BEING WİTH THE NUMBER OF BROTHERS ABSTRACT In the research, according to the number of brothers of university students, the relation among their being good psychologically has been studied. The research has been applied on the students studying on the 1st, 2nd and 3rd class of the Arts and Science Faculty, Theology Faculty and Faculty of Ag ricultures’ different departments of Bingöl University in the Academic year of 2011-2012. 124 (55%) women, 101 (45%) men, totally 225 university students have attended to the research. 98 of the participants are 1st grade school, 86 of them are grade school and 41 of them study on the 3rd grade school. Therefore, together with a form of student information, a psychologically being good scale of 84 entries has been applied. The psychologically being good scale consists of totally 6 sub- dimension as “Autonomy , Environmental Sovereignty, Individual Development, Positive Relations with others, Life Aims and Self-acceptance. For each sub-dimension an analysis has been done one by one. In the analyzing of the data obtained, the programme IBM SPSS Statistics 20.00 has been used. In the assessment of the data, F test (ANOVA), Varyans analysis and Descriptive Statistics have been used. According to the research findings; it has been discovered that there is no meaningful difference between the averages of autonomy points of the university students who have brothers at different numbers; there is no meaningful difference between the averages of environmental sovereignty points of the university students who have brothers at different numbers; there is no meaningful difference between the averages of individual development points of the university students who have brothers at different numbers; there is no meaningful difference between the averages of life aims points of the university students who have brothers at different numbers; there is no meaningful difference between the averages of positive relations with others points of the university students who have brothers at different numbers; there is no meaningful difference statistically between the averages of self-acceptance points of the university students who have brothers at different numbers. Key wods:  Psychological well-being; university student; autonomy; environmental mastery; age; self-accept; positive relationships. 1.   Giriş   Ġyi oluĢ kavramı, psikolojide genel ruh sağlığı terimi olarak kullanılmaktadır. Ruh sağlığı ile ilgili yapılan araĢtırmalar yakın bir zamana kadar çoğunlukla, ruh sağlığını, kaygı, depresyon vb gibi diğer psikolojik belirtilerin yokluğu görmüĢler ve bu açıdan olaya yaklaĢmıĢlardır. Bu yaklaĢım tarzı, iyilik hali, iyi oluĢu ve diğer kavramları yeterince açıklayamamıĢtır (Tanhan, 2007). Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, “yalnız hastalık ve sakatlığın olmaması durumu değil;  Üniversite Öğrencilerinin Kardeş Sayılarına Göre, Psikolojik Ġyi Oluşları Arasındaki Ġlişkinin Ġncelenmesi    (Bingöl Üniversitesi Örneği)   2859 Turkish Studies   International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 7/4, Fall, 2012  bedensel, ruhsal ve sosyal yönlerde   tam bir iyilik hali“ olarak tanımlamaktadır (FiĢek, 1985; Özen, 2004). Ülkemizde, psikolojik sorunlara iliĢkin birçok araĢtırma yapılmıĢ, bu alanda birçok veri elde edilmiĢken, psikolojik iyi olmaya iliĢkin yeterince araĢtırma yapılmamıĢ olup ve bu alanda  da yeterli bilgiye sahip olunmadığını görmekteyiz. Artık günümüzde, ruh sağlığı, psikolojik sorunların yokluğunun yanı sıra, olumlu psikolojik iĢleve sahip olmanın, kendini iyi hissetmenin ve olaylara ve durumlara pozitif bakmanın da önemini vurgulamaktadır. Ġnsanoğlu, her Ģeyden çok mutluluk istemi ile doludur. Mutlu olma isteği, bireyin tabiatında vardır. Psikolojik iyi olmaya iliĢkin ilk düĢünceler felsefe alanında ortaya konmuĢtur. Mutluluğu ele almanın tarihi çok eskiye dayanır. Mutluluğun ne olduğu, mutluluğa nasıl ulaĢıldığı Aristo‟dan  beri düĢünülmektedir. Bunun ilk örnekleri M.Ö. 384 - 322 yılları arasında yaĢamıĢ olan Aristotales‟in mutluluk üzerine koyduğu düĢüncelerdir. Ona göre, erkeklerde, kadınlarda yaĢamlarında her Ģeyden daha çok mutluluk isterler. Sokrates‟in (M.Ö. 470 -399) temel sorusu, “nasıl yaĢayacağım?”dır. Sokrates‟ten yaklaĢık 130 yıl sonra ortaya çıkan Stoa Okulu‟na göre, insan yaĢamının anlamını öğrenmek oldukça önemlidir. Sonuçta, Aristo‟dan beri 2000 yıldır insan yaĢamının amacı   tartıĢılmaktadır (Büyükdüvenci, 2003).    Ne yazık ki, günümüzde maddi imkânlara ve teknolojik geliĢmiĢliğe rağmen, insanlar yaĢamlarının büyük bir çoğunluğunu kaygı, stres ve sıkıntılarla dolu bir yaĢam sonucunda kendini kendilerini tüketmektedirler. Ġnsanoğlu, bunca imkâna rağmen geçmiĢe göre, günümüzde kendini daha mutsuz hissetmektedir. Hayatı olduğu kadar, kendimizi açıkça ve bir bütün olarak görmenin yaĢamı anlamaya ve ondan zevk almaya iliĢkin büyük avantajlar sağlar. Bütünsel algılayıĢ  problemlerin çözümünde daha etkin bir katılımı, sorumluluk almayı beraberinde getirmesinin yanında yaĢamın daha zengin algılanmasını ve mutlu olmayı da beraberinde getirmektedir (Tanhan, 2007). Ġnsan dürtülerini kontrol edebildiğinde kendini diğer canlılardan ayırabilen    potansiyellerini harekete geçirebilir. Potansiyellerinin geliĢmesi ve çeĢitlenmesiyle kendi farklılığını anlamaya baĢlar. Ġnsanın kendi bilincinin farkında olması onu, zaman sürecinin geçmiĢ, Ģimdiki ve geleceğinde farkında olmasını sağlar (Fromm, 2003).   Frankl (1994)‟a göre, insan olmanın temel dayanağını anlam arayıĢı ve yaĢamına yön verme oluĢturur. Ona göre, anlam  bulmanın bir çok yolu vardır ve varoluĢsal nevroz, anlamsızlığın bir yaĢantısı olarak ortaya çıkar (Akt: Tanhan, 2007). Yalom‟a (2000) göre, yaĢama anlam verme dıĢarıdan verilebilecek bir Ģey değildir. YaĢama anlam verme, içsel süreçlerin bir sonucudur. Dolayısı ile bireyin yaĢamına değer gördüğü Ģeyleri keĢfetmesi daha güçlü olmasını sağlayacaktır. 19. y.y.‟da psikoloji bilimi alanında çalıĢanlar daha çok kaygı, depresyon, korku gibi olumsuz duygular üzerinde yoğunlaĢırken, olumlu duygular üzerinde yoğunlaĢmamıĢlardır. Felsefenin aksine psikoloji, tarih boyunca, mutluluk konusuna uzak kalmıĢtır. Dolayısı ile mutluluk üzerine de yeterince araĢtırma yapılmamıĢtır. Ġnsan psikolojisinin pozitif bileĢenleri üzerine yapılan  bilimsel araĢtırmalardaki bu eksiklik, araĢtırmacıları olumlu ruh sağlı ile ilgilenmeye itmiĢ ve  böylece “pozitif psikoloji” akımı Ģekillenmeye baĢlamıĢtır. Pozitif psikolojinin önem kazanmasıyla  birlikte, “iyi oluĢ” en fazla ön plana çıkan kavramlardan biri haline gelmiĢtir (Timur, 2008). Ġnsanın iyilik durumunu karĢılayan çok fazla sayıda sözcüğün ve kavramın olduğu bilinmektedir. Bazı araĢtırmacılar ve çeĢitli yayınlarda, “psikolojik iyi oluĢ”, “öznel iyi oluĢ”, “mutluluk”, “yaĢamdan doyumu”, duygusal iyi oluĢ” ve “iyilik hali” gibi kavramlar tamamen aynı olmamakla  birlikte birbirleri ile iliĢkili olarak kullanılmaktadır. Neticede hepsi, psikolojik sağlığı vurguladıklarından, birbirleri ile iliĢkilidirler (Gülaçtı, 2009). Mutluluğun yapısını belirlemede kültürün önemli etkileri vardır. Batı toplumlarında olumlu duyguların en üst düzeye çıkarılması, olumsuz duyguların ise en alt düzeye çekilmesi bir  2860    Kasım TATLILIOĞLU    Turkish Studies   International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 7/4, Fall, 2012    yaĢam amacı olarak görülmektedir. Ġyi oluĢ kavramı, insanoğlunun var oluĢundan beri devam eden  bir kavram olup, zamana, kültürlere, toplumlara ve bireylere göre hep farklı tanımları olmuĢtur. Genelde yaĢamdan elde edilen doyum iyi olmanın kaynağı olarak görülmüĢtür (Sarıcaoğlu, 201 1). Psikolojik iyi olma, diğer birçok psikolojik yapı gibi çok yönlü ve farklı alt boyutlara sahip olduğu için operasyonel olarak tanımlanması oldukça önemlidir. GeçmiĢte yapılan araĢtırmalarda bireyin psikolojik iyi olma düzeyini belirlemede psikopatolojik ölçütlere  baĢvurulmuĢ ve yapılan bu araĢtırmaların büyük bir çoğunluğu patolojiye, bireyin mutsuzluğuna ve  bireysel sorunlara odaklanmıĢtır. Uzun bir süre, doyumlu insan ve geliĢen toplum göz ardı edilmiĢtir (Diener ve Seligman, 2002; Seligman & Chickczentmihalyi, 2000; akt: Akın, 2008). Uzun bir süre, psikolojik yardım hizmeti veren uzmanlar bireylere problemlerini çözmeye ve hastalıklarının üstesinden gelmeye yardım ettiklerinde kendilerini baĢarılı olarak görmüĢlerdir. Son yıllarda ise psikopatoloji kökenli yaklaĢımların aksine insanların güçsüzlüklerine değil, insan doğasının psikolojik gücüne dönük olarak “pozitif psikoloji” ortaya çıkmıĢtır (Yavuz, 2006). Benzer bir biçimde, geçmiĢ yıllarda, psikologlarda, sağlıklı davranıĢlar yerine sağlıksız davra nıĢlarla ve bireyin duyguları yerine bireyin düĢünceleri ile ilgilenmiĢlerdir. Buna karĢı Seligman ve arkadaĢlarının baĢlatmıĢ olduğu, “BaĢarılı bireyin baĢarılı olmasını sağlayan faktörler nelerdir?”, “Ġyi yaĢam nedir?” veya ”YaĢamda iĢlevsel olan bireylerin özellikleri nelerdir” gibi sorular üzerine odaklanarak, “psikolojik iyi olma” kavramını ön plana çıkarmıĢlardır (Akın, 2008). Bu çalıĢmada, kardeĢ sayısına göre, psikolojik iyi oluĢ arasındaki iliĢki araĢtırıldığından, çalıĢmada elde edilecek bulguların, alan yazına önemli katkılar sunacağı düĢünülmektedir. Toplumda yaĢanan sorunların birçoğuna sağlıksız insanların neden olduğundan, psikolojik olarak kendini iyi hisseden bireylerin yetiĢtirilmesi büyük önem taĢımaktadır. Ayrıca, bu konu hakkında çalıĢan uygulamacılara sağlayacağı katkının yanında, yapılacak ardıl çalıĢmaların kiĢilerin ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirebileceği ve psikolojik iyi oluĢu farklı değiĢkenler açısından ele alabileceği düĢünülmektedir. Toplumların geleceğini oluĢturacak öğr  encilerin psikolojik, sosyal ve akademik geliĢimlerinin ön koĢullarından biri kendilerini, mutlu ve güvenli hissetmeleridir. 2.   Psikolojik İyi Oluş Kavramı ( Psychological well-being) Psikolojik iyi oluĢ kavramı ilk olarak Bradburn tarafından 1960‟lı yıllarda   ortaya atılmıĢ olsa da, Bradburn‟un ele almıĢ olduğu anlamda psikolojik iyi oluĢ öznel iyi oluĢ kavramına daha yakındır. “Ġyi oluĢ” üzerine yapılan çalıĢmalar iyi oluĢ kavramını değiĢik yönleri ile ele almıĢlardır. Ryff‟a (1995) göre psikolojik iyi olma, olumlu benlik algısını, insanlarla iyi iliĢkileri, çevresel hakimiyeti, özerkliği, yaĢamın anlamını ve sağlıklı bir geliĢim yönündeki duygularını; Keyes, Smotkin & Ryff‟a (2002) göre psikolojik iyi olma, bireyin yaĢam amaçlarına iliĢkin,  potansiyelinin f  arkında olup olmadığı ve diğer insanlarla kurduğu iletiĢimin kalitesini; Ryff & Keyes‟e (1995) göre psikolojik iyi olma, kiĢinin kendisine ve geçmiĢine, büyüme ve geliĢme kapasitesine, yaĢamının amaç yönelimliliği ve anlamlılığına, diğer insanlarla kurduğu iliĢkilerin, niteliğine, yaĢamına ve dıĢ dünyaya hâkimiyetine ve son olarak bağımsızlığına iliĢkin psikolojik iĢlevselliğe dair bütüncül bir değerlendirmelerini” ifade etmektedir. Diğer bir ifade ile psikolojik iyi olma, kiĢinin yaĢam amaçlarını, potansiyelinin farkında olup olmadığını diğer insanlarla iliĢkisinin kalitesini içerir. Freud‟a göre yaĢam boyunca bazı mutsuzluklar kaçınılmazdır ancak, psikolojik olarak sağlıklı bireylerin iki Ģeyi iyi yapabildiklerini söylemektedir ki bunlar sevmek ve çalıĢmaktır (Özen, 2004). Psikolojik ihtiyaçların doyumu da bireylerin iyi olma düzeylerini etkilemektedir. Temel psikolojik ihtiyaçlar tüm insanları ilgilendirmektedir. Eğer bireyler bu ihtiyaçları doyurabilirlerse tam olarak fonksiyonda bulunabilirler ve g eliĢim gösterebilirler. Ġhtiyaçların doyumu engellenirse, bireylerin ruh sağlığı bozulur ve tam olarak fonksiyonda bulunamazlar (Cihangir- Çankaya, 2009).  Üniversite Öğrencilerinin Kardeş Sayılarına Göre, Psikolojik Ġyi Oluşları Arasındaki Ġlişkinin Ġncelenmesi    (Bingöl Üniversitesi Örneği)   2861 Turkish Studies   International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 7/4, Fall, 2012 Psikolojik iĢlevsellik bakıĢ açısı ise, “iyi oluĢ”u kendini gerçekleĢtirme ve tam fonksiyonda bulunma olarak tanımlamaktadır (Sarıcaoğlu, 2011). Myers, Sveeney & Witmer‟a (2000) göre, iyilik hali, beden, akıl ve ruhun birbirini tamamladığı bütüncül bir bakıĢ açısı ve akıl ve ruhun bütünleĢerek tüm alanlarda dolu dolu bir yaĢam sürdürmeyi amaçladığı yaĢam biçimi anlamına gelir (Akt: Timur, 2008). Ryan ve Deci (2001) patolojinin yokluğuna iĢaret etmemekle  birlikte, “iyi oluĢ”u, olumlu fonksiyonları temel alan bir kavram olarak görmüĢlerdir. Onlara göre, “iyi olma” temelde ruh sağlığı ve dengeli bir yaĢamla ilgilidir. Ġyi olmayı, iyi olmayı engelleyen kıstasların olmaması olarak görmüĢlerdir. Uzun yıllardan beri iyi bir yaĢamı nelerin oluĢturduğuna iliĢkin önemli bir tartıĢma vardır. Günümüzde anladığımız anlamda psikolojik iyi oluĢ kavramını Ryff ortaya atmıĢtır. Ryff‟a (1989a, 1989b) çok boyutlu bir psikolojik iyi olma modelini benimsemiĢtir. Bu kavram temelini, Ryff‟ın “Çok Boyutlu Psikolojik Ġyi Olma Modeli”inden almıĢtır. Ona göre, psikolojik iyi olmanın “Özerklik”, “Çevresel Hakimiyet”, “Bireysel GeliĢim”, “Diğerleriyle Olumlu ĠliĢkiler”, “YaĢam Amaçları” ve “Öz –Kabul” olmak üzere 6 alt boyutu vardır. Myers ve Diener (1995)  psikolojik iyi olmayı, “olumlu duygunun varlığı, olumsuz duygunun yokluğu ve yaĢam doyumu” olarak tanımlamıĢtır Olumlu duygu isteklilik, enerjik olma, ruhsal uyarılmıĢlık, kararlılık olarak kabul edilirken; olumsuz duygular ise üzüntü, kaygı, korku, öfke, suçluluk ve küçümseme gibi hoĢ olmayan duygu durumlarını içine almaktadır. Myers‟e (2000) göre öznel iyi olma, bireyin yaĢamını  bil iĢsel ve duygusal açıdan öznel olarak değerlendirmesidir (Akt: Cenkseven & Sarı, 2009). Diener (2001) öznel iyi oluĢu, olumlu ruh sağlığı olarak görmektedir. Bireyin yaĢamını değerlendirmesi ve yaĢamı hakkında yargı bildirmesi olarak görmektedir. Ona göre,   öznel iyi oluĢun üç öğesi vardır: Olumlu duygulanım, olumsuz duygulanım ve yaĢam doyumu‟dur. Ġnsanlar her zaman doğal olarak içinde bulundukları toplumda bilmek, bilinmek ve o topluluğun üyesi olduklarını hissetmek isterler. Mauno, Kınnunen ve Ruokalinen‟e (2006) göre, öz - saygısı yüksek olan bireylerin, aynı zamanda kendilerini değerli, anlamlı ve etkili buldukları, depresyon, düĢ kırıklığı ve fiziksel baskı düzeyleri düĢüktür (Akt: Cenkseven & Sarı (2009). Hargreaves‟e (1998) göre, kiĢiler arası iliĢkilerdeki yakınlık veya uzaklık, duygusal bağları destekleyen veya tehdit eden, önemli bir unsurdur. Bireyin diğerleriyle olan iliĢkisinin niteliği, yaĢamından ne ölçüde doyum sağlayacağı üzerinde belirleyici bir role sahiptir. Güç, Ģöhret, varlık ve maddi Ģeyler için çalıĢan insanların daha çok kaygı, depresyon yaĢadıkları ve iĢlevlerini kaybettiklerini gösteren bir çok araĢtırma kanıtı vardır.   Öznel ve Psikolojik iyi oluĢ genel olarak ele alındığında, insanların doğasında var olan ve iyi olmaya dönük olmanın doğal bir yönelim olduğu varsayılırsa, insanlar daima ve ister istemez dünyada daha iyi, daha istenilir ya da daha değerli bir varoluĢun ne olduğuna dair bir anlayıĢ temeline göre yaĢamaktadırlar (Gülaçtı, 2009). Psikolojik iyi oluĢ kuramı ortaya kon duktan sonra,  bu kuramın temellendirmeleri üzerine yapılan araĢtırmalara göre, çocukluk ve ergenlik yaĢantılarının olduğu görülmektedir. Psikolojik iyi oluĢ, içsel bir süreç olup, dıĢsal süreçler tarafından biçimlenmektedir. Erken yaĢantılar, ruh hali, beklentiler ve kiĢilik özellikleri psikolojik iyi olmayı biçimlendirir (Özen, 2005).   2. Psikolojik İyi Oluşun Alt Boyutları   Ryff„a (1989a) göre, psikolojik iyi olmanın 6 alt boyutu vardır. Ryff bu kuramını geliĢtirirken, Ericson, Buhler, Neugarten‟in “YaĢam   Boyu GeliĢim” teorilerinden, Maslow‟un “Kendini GerçekleĢtirme” kavramından, Rogers‟ın “Tam ĠĢlev Yapan Ġnsan” modelinden, Jung‟un “Olgunluk” kavramlarından etkilenmiĢtir. Böylece birçok oluĢumun baĢlıca odak noktasını  birleĢtiren Ryff, altı psikolojik     boyuttan oluĢan bir psikolojik iyi olma modeli öne sürmüĢtür. Ryff„a göre “Psikolojik Ġyi OluĢ”un alt boyutları Ģunlardır:  
Related Search
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks