Akbıyık Sultan: Hayatı, Eserleri ve Hikayat-ı Nay Mesnevisi-Akbıyık Sultan: His life, Works and Masnavi Named Hikayat-i Nay

Description
Akbıyık Sultan is counted among calips of Hajji Bayram-i Veli who has an important place in the history of Anatolian sufism in 15th century. Information about Akbıyık is very limited today and resources are usually not go far beyond making some

Please download to get full document.

View again

of 42
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information
Category:

Public Notices

Publish on:

Views: 6 | Pages: 42

Extension: PDF | Download: 0

Share
Transcript
   Akbıyık Sultan: Hayatı, Eserleri ve Hikâyât -  ı Nây Mesnevîsi          Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies SAYI 11 31     AKBIYIK SULTAN: HAYATI, ESERLERİ  VE HİKÂYÂT -I NÂY   MESNEV  ÎSİ    Akbıyık   Sultan: His Life, Works and Masnavi Named Hikayat-i Nay Gürol   PEHLİVAN *   Ahmed Baba’da  rindlik Ahi Şemseddin’de   şevk    Ahi  Ali’de  tesbih  Akbıyık’da   ayrı  zevk  Vardavî 1   ÖZ   15. yüzyıl  Anadolu tasavvuf tarihinde önemli  bir yeri olan Hacı  Bayram  Velî’nin  halifeleri arasında   sayılan    Akbıyık    Sultan’ın   hakkında  bilinenler sınırlıdır.  Kaynaklar genellikle benzer bilgileri üslûpta   birtakım   değişiklikler  yaparak vermenin çok    ötesine  gitmemektedir. Doğum  yeri ve yılı   hakkında  bilgi olmayan, asıl  ismi noktasında  bile farklı  rivayetlerin olduğu  mutasavv   ıfın;   müritliği   sırasında   Hacı  Bayram Ve lî  ile anlaşmazlığa   düştüğü,   meczûb   olduğu  ve başı   açık    dolaştığı,   İsta n- bul’un  fethine katıldığı  bilinenlerin özünü   oluşturmaktadır.   Bursa’da  faaliyet göste r- diği,   hayır   işlerini   büyük    ölçekte   yaptığı,  kendisi gibi başı   açık   bir oğlunun   olduğu,  soyunun Cumhuriyet devrinde de devam ettiği  ve soyundan gelenlerin kendi adıyla   anılan   zâviyesinde   zâviyedârlık    görevini  yerine getirdikleri de yine bilinenler arası n- dadır.   Bazı  kaynaklar  Akbıyık’ı   Celvetiyye’nin  silsilesi arasında  sayar.  Yakın  zamana kadar eserleri h akkında  da mecmualarda dağınık    biçimde   şiirlerinin   olduğu  bilgisi dışında  herhangi bir bilgi olmamakla beraber, günümüzde   Hikâyât  -  ı     Nây   ve Hikâyât  -  ı    Şemse’d  -  dîn   isimlerini taşıyan  iki mesne  vîsi  ve bir Divânçe  ’si   olduğu  ortaya çıkmıştır.  Bu eserlerin gerek imlâsı  gerekse dil öze llikleri onları  Eski Anadolu  Türkçesi’ne   bağlamaktadır.   Divânçe  ’de  bulunan şiirlerin   başka  mecmualarda  Akbıyık    adına   kayıtlı   ―――――――――   *   Öğr.   Gör.  Dr., Celal Bayar Üniversitesi,  Fen-Edebiyat Fakültesi,    Türk   Dili ve Edebiyatı   Bölümü,  gurolpehlivan@hotmail.com 1  Mustafa Kara, Bursa’da   Tarikatlar ve Tekkeler  , Bursa: Bursa Büyükşehir  Belediyesi  Yayınları,  2013, s. 73.  Mevlânâ Düşüncesi Araştırmaları Derneği   Gürol PEHLİVAN   32 Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies SAYI 11      olması  ve eserlerin başlıklarında   adı   geçen   mutasavvıfın   oldukları   şeklindeki   açık    kayıtlar   şiirlerin   müellif  i hakkında  ortaya çıkabil ecek herhangi bir soru işaretine  mahal vermemektedir. Kaldı  ki eserleri başka  birine bağlamak    için  herhangi bir sebep de bulunmamaktadır.  Eserlerinde vezin ve kafiye bakımından  rahat bir tutum sergileyen  Akbıyık,  vahdet-i  vücûd  anl ayışına   taraftardır.    Tüm  eserlerinde bu anlay   ı-şı,   ilâhî   aşk    bağlamında   işlemiştir.  Bu konuları,  tasavvuf vadisindeki tecrübeleri    ışığında  ele almıştır.    Anahtar Kelimeler:  Akbıyık   Sultan, Hikâyât -  ı   Nây,   mesnevî,   Bayramîlik,  Bursa, meczub, Celvetîlik.   ABSTRACT  Akbıyık   Sultan is counted among calips of Hajji Bayram-i Veli who has an important place in the history of Anatolian sufism in 15th century. Information about  Akbıyık   is very limited today and resources are usually not go far beyond making some changes in style while they give similar informations about him.  There is not any information about author's birth date and place. Moreover, there are even different traditions about author's srcinal name. The essences of what is known about the autor are such as he felt into conflict with Hacı  Bayram-  ı  Veli during his discipleship, he was ecstatic, circulating bareheaded and participated in the conquest of Istanbul. Besides, these are known that he had showed activities in Bursa and had done charity works, he had a barehead son as himself, his genera-tion continued in republican era as well and his descendants fulfilled the mission of lodge-keeping in his dervish lodge which referred to his name. Some sources counts  Akbıyık   among the affiliation of Celvetiyya. Until re-cently, there has not been any information about his works except scattered poems in collections. Today, it is known that he had two masnavi named Hikâyât  -  ı     Nây   and Hikâyât  -  ı    Ş  emse’d  -  dîn    and a Divânche.   Spellings and language features of these  works connect them to Old Anatolian Turkish. The poems in Divanche   are registe-red in the name of  Akbıyık   in other collections also headlines of the poems are registered in the name of author. These clear and strong records eliminate all the doubts. Other than that there is not any reason for claiming that works belong to someone else.  Akbıyık   shows a relaxed attitude on his works in terms of meter and rhyme and, he is a follower of the thought "the oneness of existance". He had not only studied this thought in his all works in the context of divine love, but also studied these subjects in the light of his experiences on sufism. Key Words  Akbıyık   Sultan, Hikayat-i Nay, masnavi, Bayramiyya, Bursa, ecs-tatic, Celvetiyya .   Akbıyık Sultan: Hayatı, Eserleri ve Hikâyât -  ı Nây Mesnevîsi          Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies SAYI 11 33    Giriş   15. yüzyıl,  Anadolu tasavvuf tarihi bakımından   oldukça  hareketli bir dönem- dir.  Âşıkpaşazâde  bu devirdeki dinî - tasavvufî   grupları   dörde   ayırma k  tadır:    Ahîyân -  ı   Rûm,   gaziyân -  ı   Rûm,   bâciyân -  ı   Rûm  ve abdalân -  ı   Rûm. 2  Bu dönemde  eskiden beri  Anadolu’da  bulunan bazı  tarikatlar faaliyetlerine devam ettiği  gibi, yeni birtakım  yolla rın  da  Anadolu’ya   girdiği  ve çok    sayıda  zaviye açtığı  bilinmektedir. 3  Bu yüzyılda    Anadolu’da  kurulan tarikatların  en önemlisi   Bayramiyye’dir. 4    Tarikatın  kurucusu Hacı  Bayram  Velî,    Ankara’nın   Solfasıl   köyünde   doğmuş  olup asıl   adı   Numan’dır.   Doğum  tarihi kesin olarak bilinmemekteyse de Bayramoğlu’nun  tahminine göre,  1339- 1340’lı   yıllar  ol malıdır.   Şeyhi   Hâmid    Aksarayî  (Somuncu Ba ba)’dir. 5  Uzun zaman Bursa’da  kalan, ardından   şeyhiyle  birlikte uzun bir seyahata çıkan   Hacı  Bay-ram  Velî,   şeyhinin    vefatını  takiben tekrar  Ankara’ya   gelmiş,  burada Nakşîbendiyye   ve Halvetiyye’yi   birleştirerek    Bayramîliği   kurmuştur. 6   1429’da  vefat eden Hacı  Bay-ram  Velî’nin   çok    sayıda  halife bıraktığı  bilinmektedir. 7    Akbıyık   Sultan da bunlardan biridir.  Akbıyık    Sultan’ın   yaşadığı   Bursa’da   Bayramîliğin  eskiden beri mevcut oldu ğu  bilinmektedir. Hacı   Bayram’ın   mürşidi  Hamid  Aksarayî’nin  burada yaşaması  ve bir kerametini göstermesi,  bu tarikatı   Bursa’daki   tasavvufî  haya tın   önemli  bir parçası  haline getirmiştir.   Bayramî  olan  Akbıyık   ve Hızır  De de’nin  burada yaşamaları  ve akabinde Hızır   Dede’den   yetişen   Şeyh   Üftâde’nin   Bursa’da  faaliyet göstermesi  bunun önemli   göstergelerinden  olup daha sonra bu geleneğe  dayanan Aziz Mah-mud Hüdâyî,  Celvetiyye yolunu kuracak ve tarikatı   Bursa’nın   manevî   havasını  daimi surette etkileyecektir. 8  Bu makalede  Akbıyık    Sultan’ın   hayatı  ve eserleri üzerinde  bilgi verilip, bu gü- ne kadar yayımlanmamış  olan Hikâyât  -  ı     Nây   isimli mesnevîsi  muhteva bakımı ndan tahlil edilecektir. Eser, vahdet-i  vücûd   anlayışı   doğrultusunda  kaleme alınmış  olup özellikle  Allah ve Hızır’la   konuşma  yoluyla eserde vahdet-kesret meselesi açıklan-mıştır.   İslam   ilahiyatında   oldukça  sorunlu olan üç  meseleyi ihtiva etmesi açısından  eser oldukça  dikkat çekicidir.  Bu bağlamda  eser, ağırlıklı  olarak muhteva bakımın- dan tahlil edilecektir. Böylece  hemen hemen tüm   çalışmalarda,  sadece mecmualarda kalan bir kaç   şiirinin   olduğu  kaydedilen ve üzerinde  durulmayan bir mutasavvıfın   tasavvufî    Türk   halk edebi yatı   literatüründe  yer alması   için  bir adım  daha atılacaktır.   ―――――――――   2  Fuad Köprülü,   Osmanlı   Devletinin Kuruluşu  , Ankara:  Türk   Tarih Kurumu  Yayınları,  1991, ss. 83-102. 3   Reşat   Öngören,   Osmanlılar’da   Tasavvuf  Anadolu’da    Sûfîler,  Devlet ve Ulemâ   (XVI. Yüzyıl) , İstanbul:   İz    Yayıncılık,  2000, ss. 20-21. 4  Fuat Bayramoğlu,   Hacı   Bayram-  ı    Velî    Yaşamı  -Soyu-  Vakfı  , I  , Ankara:  Türk   Tarih Kurumu  Yayınları,  1989, ss. 21-24. 5   Bayramoğlu,   a.g.e. , ss. 11-13. 6   Bayramoğlu,   a.g.e. , ss. 19-21. 7   Bayramoğlu,   a.g.e. , ss. 48- 57’de  bu halifelerin s ayısını  28 olarak vermektedir. 8  Mustafa Kara, Bursa’da   Tarikatlar ve Tekkeler  , İstanbul:   Sır    Yayıncılık,  2001, ss. 32-33, 291-327.  Mevlânâ Düşüncesi Araştırmaları Derneği   Gürol PEHLİVAN   34 Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies SAYI 11      1. Hayatı  1.1. Doğumu  ve Ailesi 15. yüzyılda   yaşamış  ve Bursa’da  faaliyet göstermiş  bir Bayramî   şeyhi  olan  Akbıyık   Sultan 9  veya  Akbıyık   Abdal 10 ’ın   asıl   adı,  Ahmed Şemseddîn 11 , Abdullah 12 , Muhyiddîn 13  ve İpekoğlu   Hacı  Dursun 14  olarak kaydedilmektedir. Babasının   adının   “Hacı”   olduğu  bilinmektedir. 15   Doğum  yeri ve tarihi hak  kında  bilgi yoktur. 16  Ekrem Hakkı  Ayverdi, kaynakların  II. Murad ve Fatih Sultan Mehmed devrinde yaşadığı  konusunda ittifak içinde   bulundukları    Akbıyık    Sultan’ın  I. Murad devrinde yaşadı-ğını  ileri sü rmektedir. Bu düşü ncesine kanıt  olarak, Ömer   Lütfi   Barkan’ın   naklettiği,  bir sicil defterindeki  vakıf    kaydını   göstermektedir.  Burada  Akbıyık’a   köy   temlik edenin Murad Hudavendigâr   olduğu   yazılıdır.  Barkan, bu ismi yukarıdaki  gibi yaz- masına   rağmen;  Ayverdi, ismi Murad-  ı   Hudavendigâr  olarak okumuş  ve bu pa- dişâhın  I. Murad olduğu   hükmüne    varmıştır. 17  Fuat Bayramoğlu,    Ayverdi’yi  tenkid ederek “Hudavendigâr”   lakabının   tüm   padişahlar   için   kullanıldığını,  yine Barkan’ın  makalesinden örnekleriyle   göstermiş,   doğru  ok  uyuşun   “Murad   Hudavendigâr”   olduğunu,  bunun da II. Murad olduğunu  tespit etmiştir.   Öte  yandan  Akbıyık’a  ait  vakıf    kaydında   “Sultan   Murad Hudavendigâr   temlik edüp  sonra (…)  Sultan Mehmed nişa-  niyle tasarruf etmiş”   ibaresinin bu lunmasının,  konuyu net bir şeki lde aydınlattığını   belirtmiştir. 18  Klasik kaynakların    verdiği  bilgilerle uyuşan   Bayramoğlu’nun   çıkarım-larını  kabul etmek, eldeki verilere daha uygundur. Cebecioğlu  ve Özköse,    Akbı- ―――――――――   9    Taşköprülüzâde   İsâmuddîn   Ebu’l -Hayr Ahmet Efendi, Osmanlı   Bilginleri eş  -  Şakâiku’n  -   Numâniyye     fî    Ulemâi’d  -  Devleti’l  -  Osmâni   yye  , çev.  Muharrem Tan, İstanbul:   İz    Yayıncılık,  2007, s. 113. 10    Taşköprülüzâde,   a.g.e. , s. 113; İsmail   Beliğ,   Güldeste  -i Riyâz  -  ı    İrfân   ve Vefeyât  -  ı    Dânişverân  -  ı     Nâdiredân    (tıpkıbasım) , nşr.    Abdülkerim    Abdülkadiroğlu,  Ankara:  Anıl   Matbaacılık,  1998, s. 221; yayımlanmış   kısmı   için  bkz. Kadir Atlansoy, Bursa Şairleri   Bursa Vefeyatnamelerindeki Şairlerin   Biyografileri  , Bursa:  Asa Kitabevi, 1998, ss. 193-194. 11  Mehmed Şemseddin,   Bursa Dergâhları    Yâdigâr  -  ı    Şemsî   I-II  , haz. Mustafa Kara, Kadir Atlansoy, Bursa: Uludağ     Yayınları,  1997, s. 275. 12   Osmânzâde   Hüseyin    Vassâf   , Sefîne  -i  Evliyâ,  2, haz.   Mehmet  Akkuş , Ali  Yılmaz,   İstanbul:  Kitabevi  Yayınları,  2006, s. 464; Bursalı  Mehmed Tahir, Osmanlı     Müellifleri,  I  , İstanbul:  Maarif-i Umûmiye  Nezareti  Yayınları,  1333, s. 12. 13  Mehmed Süreyya,   Sicill-i Osmanî,  IV  , İstanbul:  Matbaa-i  Âmire,  1308, s. 339. 14   Raif Kaplanoğlu,   Bursa Yer  Adları   Ansiklopedisi  , İstanbul:  Bursa Ticaret B orsası Kültür Yayınları, 1996, s. 57, 156. Kaplanoğlu, Kadı Sicillerine göre Akbıyık’ın bu adı taşıdığını zikretmekte, ardından mahalledeki türbede Hacı Bayram Velî’nin müridlerinden Şemseddin Ahmed’in yattığını yazmaktadır (s. 156). Öte yandan bir başka çalışmasında Akbıyık Camii’ni Akbıyık Sultan adına İpekoğlu Hoca Dursun’un yaptırdığını ifade   etmektedir. Bkz. Raif Kaplanoğlu, Bursa  Anıtlar    Ansiklopedisi  , Bursa: Yenigün Yayınları, 1994, s. 25. Hem kendi içinde hem de kaynaklarla çelişen bu bilgiyi ihtiyatla karşılamak gereklidir.   15  Mehmed Şemseddn,   a.g.e. , s. 275. 16   Doğum  yerinin Mihalıççık   o lduğunu  ve  Akbıyık   ile Muk’ad   Hızır   Dede’nin   aynı   kişi   olduğunu   öne   süren  bir çalışma,  bu bilgilerin kaynağını  vermek bir yana, bu iki ayrı   zâtı  fena halde birbirine karıştırmaktadır.  Bkz. Bayram Sezgit, Hacı   Bayram-  ı    Velî  , Ankara: Nur Dağıtım,  [ty], ss. 45-46. 17  Ekrem Hakkı  Ayverdi, Osmanlı     Mi’marisinin    İlk  Devri, I  , İstanbul:   İstanbul  Fetih Cemiyeti  Yayınla-rı,  1966, ss. 359-360. 18   Bayramoğlu,   a.g.e. , s. 51.   Akbıyık Sultan: Hayatı, Eserleri ve Hikâyât -  ı Nây Mesnevîsi          Sûfî Araştırmaları - Sufi Studies SAYI 11 35    yık’ın   tüccar   olduğunu 19   yazmaktadırlar.  Ancak kaynaklarda bu konuda bilgi veril-memektedir.  Akbıyık,   şiirlerinde   “Şems -i Hudâ”,   “Hudayî   Şemseddîn”,   “Şemseddîn”   mahlaslarını   kullanmaktadır.    Akşemseddîn’in  de “Şemseddîn”   mahlasını  kullanma- sı,  bu iki zâtın   şiirlerinin  birbirine karıştırılmasına  sebep olmaktadır. 20  Kendisi gibi saçlarını  uzatan, başı   açık   bir oğlu   olduğu 21  ve bu şahsın    Alâeddîn  Ali  Arabî’den    Arapça  dersi aldığı  bilinmektedir. 22  Soyundan gelenlerin  Yeniş e hir/Akbıyık    köyünde 23 , Bursa’da 24 , İstanbul’da 25  ve İngiltere’de 26   yaşadıkları  bilinmektedir. Bursa ve İstanbul’dakiler    Akbıyık    zâviyesinin  m ü tevellisi olmuşla r- dır. 27    Ayrıca    Akkirman’da   doğan  ve daha sonra Bursa’ya   yerleşip  bir zâviye  kuran Ramazan Baba’nın  da  Akbıyık’ın  soyundan olduğu   Lemezât  ’ta   kayıtlıdır. 28  Bu zât,   Nurbahşiyye,  Edhemiyye, Zeyniyye ve Bektaşiyye   tarikatlarından  i câzet   almıştır. 29    Adıyla   anılan  Ramazan Baba Der gâhı   Bursa’nın   tasavvufî   hayatında   önemli  bir rol oynamıştır. 30   ―――――――――   19   Ethem Cebecioğlu, Hacı   Bayram Velî  , Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1991, s. 120; Ethem C ebecioğlu,   Hacı   Bayram Velî   ve Tasavvuf  Anlayışı  , Ankara: Muradiye Kültür Vakfı Yayınları, 1994, s. 221; Kadir Özköse, “Hacı Bayram Velî ve Yaşadığı Döneme Tesiri”, Tasavvuf  , 5/12 (2004), s. 58. Verdikleri dipnotlardaki kaynaklarda “tüccar” bilgisine rastlamadık. Herhalde Akbıyık’ın servet arzusunun, tüccarlığından kaynaklandığı düşünülerek böyle bir kurguya gidilmiştir.   20  Sadeddin Nüzhet  Ergun, Türk   Şairleri,  I  , İstanbul:  [by], [ty], ss. 395-396;  Akşemseddîn’in   şiirleri   için  bkz. Kemal Eraslan, “Akşemseddin’in   Dinî -  Tasavvufî   Şiirleri”,   Türk  Dili  Araştı  r  maları    Yıllığı   Belleten 1984 , Ankara:  Türk   Dil Kurumu  Yayınları,  1987, ss. 11-85;  Ayşe    Yücel,   “Akşemseddin’in   İki  Yeni Şiiri”,   Türk   Kültürü     Araştırmaları  , XXXII/1-2 (1994), Ankara: TKAE  Yayınları,  1996, ss. 389-393. 21    Taşköprülüzâde,   a.g.e. , s. 113; Mecdî  Mehmed Efendi, Hadaiku’ş  -  Şakâik , nşr.    Abdülkadir   Özcan,   İstanbul:   Çağrı    Yayınları,  1989, s. 127; İsmail   Beliğ,   a.g.e. , s. 222; Baldırzade   Selîsî   Şeyh  Mehmed  , Ravza-i Evliya  , haz. Mefail Hızlı,  Murat Yurtsever, Bursa: Arasta  Yayınları,  2000, s. 104; Mustafa  Âli,   Künhü’l  -   Ahbâr    Dördüncü    Rükn    Osmanlı   Tarihi, I  , Ankara:  Türk   Tarih Kurumu  Yayınları,  2009, yk. 85b. 22   Mecdî,   a.g.e. , s. 127; İsmail   Beliğ,   a.g.e. , s. 222; Baldırzade,   a.g.e. , s. 104; Mehmed Şemseddin,   a.g.e. , s. 276. 23  Hasan Basri Öcalan,   Bursa’da   Tasavvuf Kültürü   (XVII. Yüzyıl) , Bursa: Gaye Kitabevi, 2000, s. 60, dn. 6. 24  Mehmed Şemseddin,   a.g.e. , ss. 276-277. 25  Mehmed Şemseddin,   a.g.e. , s. 276. 26   1966 yılında Glasg  ow kentinde yaşayan  bu zâtın  ad  ı  Nejat  Akbıyık   olup doktordur. Bkz. Sâmiha   Ayverdi, “Akbıyık    Sultan”,   Kubbealtı   Akademi  Mecmuası  , 9/1 (Ocak 1980), ss. 6-8. 27    Ayrıntı   için  bkz. “ 1.1.8.  Akbıyık    Dergâhı” kısmı.   28  Mahmud Cemaleddin el- Hulvî,   Lemezât  -  ı   Hulviyye Ez Lemezât  -  ı   Ulviyye (Yüce   Velilerin Tatlı   Halleri) , haz. Mehmet Serhan Tayşi, İstanbul:  Marmara Üniversitesi   İlahiyat   Fakültesi    Vakfı    Yayınları,  1993, s. 608. 29   Reşat   Öngören,   Tarihte Bir  Aydın    Tarikatı    Zeynîler  , İstanbul:   İnsan    Yayınları,  2003, ss. 117-118. 30  Mustafa Kara, “Bektaşiyye  ve Ramazan Baba Dergâhı”,   Türk  Tasavvuf Tarihi  Araştırmaları:    Tarikatlar/Tekkeler/Şeyhler  , İstanbul:  Derg  âh Yayınları, 2005, ss. 443 -455; Kara, a.g.e. , ss. 258-271; Salih Çift, “Bursa’da Bektaşî Kültürü”, Bursa’da    Dünden    Bugüne   Tasavvuf Kültürü  , Bursa: Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı, 2002, ss. 237 -241.
Related Search
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks